Beyin, Sinir Cerrahisi Uzmanı ve Ozon Terapist

OZON TEDAVİSİ HAKKINDA YENİ HABERLER



 

OZON TERAPİSİ HAKKINDA GÜNCEL HABERLER

KIŞ HASTALIKLARINDAN KORUNMAK İÇİN OZON TEDAVİ...

Uzm. Dr. Türkan Tünerir, ozon tedavisi hakkında bilgi verdi.

Ozon tedavinin kış hastalıklarından korunmak için uygulanabilen bir tedavi olduğuna değinen Tünerir, "Vücut direncinin azalmaya başladığı kış aylarında gripten bronşite, boğaz enfeksiyonlarından sinüzite pek çok hastalıku hastalıklardan kolaylıkla kurtulmasını hem de tekrar bu tür hastalıklara yakalanmamasını sağlar. Özellikle mevsimsel grip ve diğer salgınlardan emeydana gelmektedir. Ozon tedavi bağışıklık sistemini güçlendirerek hem çeşitli hastalıklara yakalanmış kişilerin btkilenen ve risk grubunda yer alan kişiler üzerindeki koruyucu etkisi çok güçlüdür" diye konuştu.

"Yaşam kalitesinin arttırır"

Ozon terapinin yaşam kalitesini arttırdığına dikkat çeken Tünerir, "Stres, yoğun çalışma temposu, zihinsel ve bedensel yorgunluk tedavilerinde uygulanabilen bir terapidir. Kırmızı ve beyaz kan hücrelerini aktive eden ozon sayesinde kişiler kendilerini yenilenmiş hisseder, fiziksel performans gücü artar. Sağladığı tüm yararların yanında insanların bedensel ve ruhsal anlamda sorunlarını azaltarak veya yok ederek yaşam kalitesi denilen değerleri yükseltir. Uyku kalitesinin artmasından, zihinsel ve fiziksel performansın artışına kadar, hayatın her anını ve yönünü olumlu yönde etkileyen ozon terapi, günlük yaşantımızda olumlu sonuçlar oluşturur" ifadelerini kullandı.

Tedavinin nasıl uygulandığına da değinen Tünerir, "Yararları bilimsel olarak yapılan çalışmalarla kanıtlanmış etkili bir yöntemdir. Ozon terapinin en önemli özelliği, hastaya ve hastalığa özgü olmak üzere vücuda farklı yollarla ve farklı dozlarda verilebilmesidir.Ozon vücuda şu yöntemlerle uygulanmaktadır. Major yöntem, ozon uygulamasının en yaygın şeklidir. Hastadan kan alınarak, dozu belirlenmiş ozonla karıştırıldıktan sonra tekrar kişiye geri verilmesi şeklinde uygulanır. Minor yöntem, hastadan alınan kan, belirlenmiş dozda ozonla karıştırılarak kas içine enjekte edilir. Subkutan, belirlenmiş doz ve hacimdeki ozon gazı ince uçlu bir iğne ile cilt altına enjekte edilir. Vücut boşluklarına ozon gazı verilmesi rektal yoluyla, vajinal ve kulak yoluna püskürtme ile ozon verilir. Eklem içine ozon gazı verilmesi, eklem rahatsızlıklarında uygun bir iğne ile belirli dozda ozon gazının eklem içine verilmesidir. Ozonlu su, ozonlu yağ gibi ozonlanmış sıvıların haricen sürülmesi şeklinde uygulanır.Bu uygulamalardan biri veya birkaçı hastaya veya hastalığa göre seçilerek uygulanır" dedi.

Son olarak terapinin etkilerini anlatan Dr. Türkan Tünerir, şunları söyledi;

"Metabolizma hızını arttırmada etkili bir tedavidir. Tüm vücut hücrelerine sunulan oksijen miktarını artırırken, hücrelerin bu oksijenden maksimum düzeyde faydalanmasını sağlar. Anti-aging etkisi bulunmaktadır. Vücudumuzda, yıllar içinde meydana gelen değişimler ve yıpranmalar sonucunda oluşan hasarlar, ozon terapi ile yaşlanmayı geciktirici bir enerji artışı, gençleşme hissi verirken, yaşlanma süreciyle ilişkili rahatsız edici koşulları da uzaklaştırır. Bağışıklık sisteminin güçlenmesini sağlamaktadır. Kan dolaşımını arttırmaktadır. Ozon terapi yeni hücre yapımını sağlayarak, yeni hücre yapımının hızlanması sonucunda iyileşmeyen yaraların kapanmasını sağlar. Yapısı bozulmuş dokuların yenilenerek bireyin yeni ve genç hücrelere kavuşması sağlanır. Detoks etkisi vardır. İnsan vücudunda üretilen zararlı toksik maddelerin arındırılması yoluyla, olası zararlardan korunma gerçekleşir. Anti-mikrobik etkisi bulunmaktadır. Bilinen her türlü virüs, bakteri ve mantar gibi çeşitli hastalık etkenlerinin dezenfeksiyonunu sağlar. Bu yolla antibiyotikler ile tedavi edilemeyen veya tedavi edilmesi çok güç olan hastalıklarının tedavi edilmesi mümkün olmaktadır.Ağrı giderici etkisi vardır. Kanser tedavilerinde tamamlayıcı bir tedavidir."
KAYNAK : CNN TÜRK 


FELÇLİ KADIN OZON TEDAVİSİ İLE YÜRÜMEYE BAŞLADI...

Niğde’de beyin damarının tıkanması sonucu felç olan hasta, ozon tedavisi ile tekrar yürümeye başladı.

Niğde'de beyin damarının tıkanması sonucu felç olan hasta, ozon tedavisi ile tekrar yürümeye başladı.

8 ay önce felç olan 78 yaşındaki Keziban İlman, Niğde Ömer Halisdemir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulama Merkezi'ne başvurdu. 3 aylık bir ozon tedavisi uygulamasının ardından hasta sağlığına kavuşarak yürümeye başladı.

Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulama Merkezi Uzm. Dr. Metehan Duran yaptığı açıklamada, “Hastamız 78 yaşında. Daha önce 2 defa felç geçirmişti. Üzerine 3'üncü defa felç geçirdi. Beynin büyük bir kısmını besleyen damar tıkandığı için yatağa bağımlıydı hastamız. İkinci felcinden sonra bir süre yatağa bağlı kaldı hasta. Merkezimizde ozon, sülük ve hacamat tedavisi uygulamaktayız. Ozon tedavisinin felçli hastaya iyi geldiğini hasta yakınlarımızla paylaştık. Ozon tedavisi önerdik. İlk ozon tedavisinden sonra hastada belirgin iyileşme oldu. 3 aylık tedaviye rağmen herhangi bir gelişme olmayan hasta sonrasında ayağa kalkar hale geldi. 2 seans ozon tedavisinin ardından hastamız oturabilir ve kendi ihtiyaçlarını karşılayabilecek, ayakta yürüyebilir hale geldi” dedi.

Hasta Keziban İlman'nın kızı Rukiye Uyar ise, annesinin 8 ay önce felç geçirdiğini belirterek, “8 ay önce felç geçirdi. Annem felç geçirdiğinde tamamen bitkisel bir hayattaydı. 4 ay fizik hastanesinde tedavi gördük. Sonra ozon tedavisine başvurduk. Tedaviye başladık. Annem artık yürüyemiyordu. Tedavi sonrası tekrar yürümeye başladı” şeklinde konuştu.
KAYNAK : İHA


OZON TEDAVİSİ VÜCUDU YENİLİYOR...

İskenderun Gelişim Hastanesi Medikal Estetik ve Tamamlayıcı Tıp Uzmanı Dr. Ömer Suha Caymaz, ozon tedavisiyle vücuttaki hücrelerin yenilendiğini söyledi.

Dr. Caymaz, medikal ozon tedavisinin, yaşam süresinin kaliteli bir şekilde uzaması ve daha enerjik olmak için yapılması gereken bir destek tedavisi olduğunu belirterek, "Günümüzde sağlıklı, zinde kalmak ve kaliteli yaşlanmak, modern insan için önemli bir faktördür. Yaşam süresinin kaliteli bir şekilde uzaması, daha dinç ve daha enerjik olmak için yapılması gereken tedavilerden biri de, medikal ozon tedavisidir. Kan yolu ile yapılan ozon tedavisi sonrasında antioksidan sistemde aktivite artışı, metabolizmada hızlanma, eklem kıkırdak dokusunun rejenarasyonu, enerji artışı, kollojen doku aktivasyonu, damar cidarırının rejenerasyonu ve dolayısıyla vücudun kendini yenileme mekanizmasının aktivite edilmesi sağlanmaktadır" dedi.

'Hangi hastalıklarda uygulanır'

Ozon tedavisinin kullanıldığı alanlar hakkında bilgilendirmede bulunan Dr. Ömer Suha Caymaz, "Ozon tedavisi antiaging (yaşlanma), estetik uygulamalarında, stres, uyku bozukluklarında, depresyon, fibromiyalji tüm ağrılı hastalıklarda, alerjilerde, dolaşım bozukluklarında, kanser tedavilerinde, hem yan etkiler için, hem tedaviye destek amacıyla, nörolojik hastalıklarda, şeker hastalığında, romatizmal ve kas eklem hastalıklarında, kadın hastalıklarında, göz hastalıklarında, cilt hastalıklarında, karaciğer, bağırsak, böbrek hastalıklarında, kalp hastalıklarında, tüm kronik hastalıklarda, ozon tedavisinden yararlanmak mümkündür. Ozon tedavisi, alanında uzman hekimlerce uygulandığı zaman, birçok hastalığın tedavisinde başarı oranını arttıran ve güvenle uygulanabilen yenilikçi bir tedavi yöntemidir" diye konuştu.

KAYNAK : TIME TÜRK



GÜZEL YAŞLANMAK MÜKÜN MÜ? 

wellaging’de kullanımı iyice yaygınlaştı. Sağlıklı yaş almak ve genç kalmak için tercih edilen bu yöntemi daha yakından tanıyalım istedik.

Estetik trendleri ne olursa olsun genç hissetmek ve sağlıklı gençlik hali dış görünüş trendlerinin bir tık önüne geçiyor. Çünkü içten gelen iyilik hali, enerji ve vücudumuz için yaptığımız değerli yatırımlar bizi her anlamda bir tık öne taşıyor ve iyi hissettiriyor. Gökhan Haytoğlu Kliniği’nden Medikal Estetik ve Tamamlayıcı Tıp Hekimi Dr. Ezgi Eryılmaz, Ozon tedavisinin hem bağışıklık sistemimizi desteklemesi hem metabolizma hızımızı arttırması hem de dolaşım sistemimize olan olumlu etkileri sayesinde, bir gençlik uygulaması olarak karşımıza çıktığını anlattı: “Üç atomlu oksijen molekülünden oluşan ozon gazı, kişinin kendi kanı ile birleşince birçok kimyasal tepkime sonucunda kişinin kendi bağışıklık sistemini kendisinin güçlendirmesini sağlıyor. Yani vücudumuzun kendi savunmasını kendisinin arttırmasına yardımcı oluyor. Bu sayede tüm organ ve sistemlerimizin çok daha sağlıklı ve zinde çalışmasını destekliyor. Yani aslında birçok hastalıkta kökten çözüme ulaşmamıza yardımcı oluyor. Yılların ve günümüz şartlarının getirdiği toksik yük ile başa çıkmamızda bağışıklık sistemimizi ciddi şekilde güçlendirdiği için yılların izlerinin oluşmasına engel oluyor. Bu da daha genç ve kaliteli bir cilt ve vücuda sağlıklı bir şekilde ulaşmamızı sağlıyor.”

OZON TEDAVİSİNİN FAYDALARI NELER?

Medikal estetik dendiğinde aslında dış görünüşle ilgileniyoruz ve temel olarak iki konuya yoğunlaşıyoruz. Görselde önemli olan iki şey. Biri cilt ve yüz güzelliği; diğeri ise vücut güzelliği yani aslında fit olmak. İşte ozon aslında bu iki önemsediğimiz konuda da etkili oluyor. Tüm vücut metabolizma hızını arttırarak daha sağlıklı bir şekilde kilo vermeyi destekliyor. Dolaşımı düzenlemesi ve bağışıklık sistemimize olan katkıları sayesinde toksinlerle mücadelemizi arttırarak cilt kalitesini ve gençliğini korumaya yardımcı oluyor. Aynı zamanda selülit ve çatlak gibi inatçı problemlerden kurtulmamıza destek veriyor. Kronik yorgunluk sendromu, bağırsak rahatsızlıkları, akut ve kronik ağrılar gibi birçok hastalığın destek tedavisinde de farklı metotlarla ve kişiye özel düzenlenen tedavi protokolleri ile uygulanan ozon terapiyi wellaging ve antiaging’te; yani sağlıklı yaş alma ve genç kalma protokollerinde de etkili olarak kullanabilirsiniz.”
KAYNAK : FORM SANTE


OZON TERAPİSİ İLE HÜCRELERİNİZİ YENİLEYİN...

Dr. Mesut Ayyıldız, Ozon Terapi, insan sağlığı için en önemli elementlerden biri olan ozon gazının vücut için en yararlı şekilde kullanılması sonucu ortaya çıkan tedaviler bütünü olduğunu ifade ederek, "Latince OZON kelimesi koku ve koklamaktan gelmektedir. Bağışıklık sistemini güçlendiren ve insan bünyesine direnç veren bir yapıda olması sebebiyle Ozon terapi en etkili tedavi yöntemlerinden biridir. Bilinenin aksine ozon terapi sadece yaşlanmayı geciktirmekle kalmayıp birçok hastalığın tedavisinde de kullanılmakta ve acısız ağrısız olması sayesinde tedavi yöntemleri arasında üstün başarı sağlamaktadır. Ozon terapi ile amaç hastalıklı yada zarar görmüş olan bölgelere oksijen girişinin arttırılarak bölgenin sağlıklı dolaşım seviyesine ulaşmasıdır" dedi.

Dr. Ayyıldız, Ozon Tedavisinin yararlarını ise şöyle sıraladı:

"Daha temiz, yumuşak ve daha gençleşmiş bir cilt, hücre ve dokulara giden kan dolaşımını hızlandırır. Bağışıklık sistemini güçlendirir, enfeksiyona karşı direnci arttırır. Damarları yeniler, tansiyonun düzelmesini sağlar. Kan ve Lenf sistemini temizler. Kaslarda biriken toksini gidererek kasları gevşetir ve yumuşatır, esnekliğini arttırır. Eklem ağrılarını ve kas rahatsızlıklarını iyileştirir. Hormon ve enzim üretimini normale döndürür. Beyin fonksiyonlarını ve hafızayı kuvvetlendirir. Stres hormonu olarak bilinen adrenalini okside ederek genel bir sakinlik sağlayarak depresyon kaynaklı gerginliği gidermeye yardımcı olur."
Dr. Ayyıldız yönetimleri de şöyle sıraladı:

"Majör yöntem: En yaygın kullanım metodur. Bu metotla kişiden 50- 200 ml. arasında alınan kan dozu belirlenmiş ozonla karıştırıldıktan sonra tekrar aynı kişiye damardan geri verilir.

Minör yöntem: kişiden alınan 2-5 cc arası kan dozu belirlenmiş ozonla karıştırılarak kişiye kastan enjekte edilir.

Vücut boşluklarına ozon verilmesi: Rektal-makat yoluyla,vajinal ve kulak yoluna püskürtme yöntemi ile kişiye ozon verilir.

Eklem içine ozon verilmesi: Kas iskelet sistemi rahatsızlıklarında uygun bir iğne ile belirli dozda ozon gazı kişinin eklemine enjekte edilir.”

Ozon terapinin kullanıldığı hastalıklar bilgi veren Dr. Ayyıldız, şunları söyledi:

“Dolaşım bozuklukları, Kronik yorgunluk sendromu, Nörolojik hastalıklar kadın hastalıkları ve cinsel sorunlar, bakteri, virüs ve mantar enfeksiyonları kas-eklem ve romatizmal hastalıklar, Diyabet(Şeker Hastalığı) Mide, bağırsak hastalıkları(Gastrit,reflü ve ülser) zayıflama , Selülit , Diş ve dişeti Hastalıkları, Anti-aging , Yaşlı kişilerde önlem ve tedavi, Göz hastalıklarında , Kanser tedavisinde cilt mantarları ve enfekte cilt lezyonları, zona, sedef hastalığı, uçuklar ve egzema enfekte yaralar, açık yatak yaraları, alt bacağın ülserleri."


GEÇMEYEN AĞRILARINDAN ALGOLOJİ TEDAVİSİ İLE KURTULDU...

8 yıldır süren şiddetli bel ve diz ağrıları nedeniyle yürüyemez hale gelen 66 yaşındaki Sacide Ulubilir, algoloji tedavisi (ağrı tedavisi) sayesinde ağrılarından kurtuldu.

Sacide Ulubilir'in kanal darlığı tespit edilen belindeki ağrılar tetik nokta enjeksiyonu, kireçlenme nedeniyle dizlerinde görülen ağrılar ise ozon tedavisiyle kısa sürede giderildi. 8 yıldır süren ve çare bulunamayan ağrıları nedeniyle yürüyemez hale gelen Ulubilir, artık rahatça hareket edebildiğini ve yürüyebildiğini söyledi.

Algoloji Uzmanı Prof. Dr. Hacı Ahmet Alıcı, algolojinin; önemli bir bilim dalı olduğunu ve "ağrı bilim dalı" manasına geldiğini söyledi.

Algolojinin, nedeni bilinmeyen ağrılar ve kanser ağrıları başta olmak üzere vücuttaki tüm ağrılarla ilgilendiğini ifade eden Alıcı, özellikle diğer bilim dallarının baş edemediği veya ameliyat olmak istemeyen hastaların ağrılarının bu bilim dalıyla tedavi edildiğini anlattı.

Alıcı, algolojinin en çok kanser ağrılarıyla ilgilendiğini ve kendileri dışında bu ağrı türünü tedavi eden bilim dalı bulunmadığını kaydederek, baş, boyun, omuz, kol, gövde, bel, diz ve kalça ağrı şikayetlerinin de kendilerine sık geldiğini söyledi.

Her yıl algoloji ordusuna yeni hekimler katıldığını aktaran Algoloji Uzmanı, halihazırda Türkiye genelinde algoloji uzmanı sayısının 300 olduğunun tahmin edildiğini bildirdi. 

Bel ağrısı vakalarıyla da sık sık karşılaştıklarını ifade eden Uzman, Sacide Ulubilir'in kendilerine geldiğinde bel ve diz ağrılarından şikayet ettiğini anlattı. 

Ulubilir'in belinde kanal darlığı, dizlerinde kireçlenme olduğunu gördüklerini dile getiren Alıcı, "66 yaşındaki teyzemiz birçok hekime de gitmiş. Ortopediye gidiyor, fizik tedavi görüyor ancak ağrıları geçmiyor.  Bu arada halk arasında kulunç dediğimiz miyofasyal tespit ettik. Halbuki bu ağrı, Türk toplumunun yüzde 1-2 oranında bulunuyor." diye konuştu. 
"YILLARCA SÜREN BEL AĞRILARININ YÜZDE 70'İ 3 SEANSTA GEÇTİ"

Prof. Dr. Alıcı, Sacide Ulubilir'deki gibi ağrılarda ilk olarak en basit tedavi yöntemlerini uygulamanın iyi bir başlangıç olacağını ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü:

"İlk önce o kulunç dediğimiz bel ağrıları için tetik nokta enjeksiyonu yaptık. 3 seansta ağrılarının yüzde 70'i geçti. Rahat yürümeye ve ayakta durmaya başladı. Şu anda 4 ay geçti ve herhangi bir şikayeti yok. Bu minimal invaziv bir yöntemdir. Burada sadece biz lokal anestezi uyguladık. Diz ağrıları için protez önerilmişti. Biz ise hem sağ hem de sol dizine ozon tedavisi uyguladık. Bu tür ağrılar için pop ve radyofrekans tedavi yöntemleri de uygulanabilir ancak biz en basitini uygulamak istedik."

Alıcı, hastanın şu anda rahatlıkla yürüyebildiğini belirterek, "Kendisine diz içerisine ozon verdik. İğne ile belirli bir oranda düzenli bir şekilde vermeye devam ettik. Hastamızda 3 seansta bir dizinde ağrıları kayboldu. Genelde 3 ya da 5 seans yapıyoruz. Ozonun hiçbir yan etkisi yoktur." dedi.

"ALGOLOJİDE BAŞARILI TEDAVİ ORANI YÜZDE 70'TEN AŞAĞI DEĞİL"

Prof. Alıcı, kaynağı belirsiz veya diğer ağrıların geçmesi için uygulanan tedavi yöntemlerinin başarı oranına değinerek, şunları kaydetti: 

"Ağrı, hastaların kaderi değildir. Bunu özellikle kanser hastaları için söylüyorum. Vatandaşlarımız, kesinlikle ağrı çekmesin, algologlara müracaat edebilirler. Ağrılar, ya ilaçla ya da minimal invaziv dediğimiz girişimsel yöntemlerle kesilebilir. Algolojiye başvuran vakaların yüzde 80-90'ına müdahale ediliyor. Algolojide başarı oranı yüzde 70'lerden aşağı değil. Burada başarı oranı yakalamak için ağrının kronikleşmemiş olması gerekiyor."

Alıcı, her 10 kişiden yaklaşık 8'inin hayatının bir döneminde mutlaka bel ağrısıyla karşılaştığını belirterek, "Toplumun şu an yüzde 30'unda bel ağrısı bulunuyor. Genelde bel ağrıları deyince fıtık akla gelir. Sonuç yoğunlukla fıtık ameliyatı gibi görünse de biz ameliyat olmadan ağrıları çözmeye çalışırız. Bazen fıtık olmadan bel ağrılarına rastlıyoruz. İşte bu, stres ve travma kaynaklı olabiliyor. Ameliyat son çaredir. Fakat hastada motor kaybı, idrar kaçırma, ayaklarını basamaz hale gelme durumlarında ameliyat olması gerekir. Bu gibi durumların dışında bize rahatlıkla başvurabilir." şeklinde konuştu. 

Diğer branşların tedavi edemediği bütün ağrılı hastalar veya ameliyat endikasyonu olmayan hastaların kendilerine başvurabileceğini aktaran Alıcı, "Kliniğimizde ilaç tedavisi yanında her türlü enjeksiyon, sinir blokları, radyofrekans tedavi, epiduroskopi ve birçok girişimsel işlem yapılmaktadır." dedi. 

"AĞRILARIMDAN KURTULDUM"

Geçmeyen bel ve diz ağrıları sebebiyle yürüyemez hale gelen Sacide Ulubilir de ağrılar nedeniyle şifa aradığını dile getirerek, "Yürüyemiyor, eğilip doğrulamıyor ve işlerimi halledemiyordum. Yaşım nedeniyle ameliyatı kabul etmedim. Burada uygulanan tedavilerle artık bel ağrım olmuyor. Eğiliyorum, doğruluyorum artık bir şikayetim yok. Diz ağrılarım nedeniyle tedavilerim sürüyor. 8 yıl boyunca çektiğim ağrılar 5 aylık tedaviyle iyileşti. Eskiye göre rahat yürüyorum, hareket ediyorum. Bel ağrılarım kesildi. Artık yaşam kalitem yükseldi ve çok mutluyum. Diz ağrılarım da yüksek oranda azaldı. Onun tedavisi de bitmek üzere..."
KAYNAK NTV  


   
 
   
 
   
 

OZON TERAPİ NEDİR?

Aktif oksijen molekülü olan ozon gazı kullanılarak yapılan iyileştirici tedavilerdir. ABD, Kanada, Avrupa, Rusya ve Japonya başta olmak üzere dünyanın pek çok ülkesinde uygulanan ozon terapi, son yıllarda en çok talep gören tamamlayıcı tıp tedavilerinin başında yeralmaktadır. Sizleri de Ozon Terapi için Merkezimize bekleriz. Teşekkürler.

Ozon Tedavi Uygulamaları
Op. Dr. Reşat UYAR

Op. Dr. Reşat Uyar,
Ozonterapist(H),

Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı

Kütahya Ozon Terapi Merkezinin kurucularından olan Op. Dr. Reşat UYAR Ozon Tadevisi, Nöralterapi, Mezoterapi, Tıbbi Hacamat (Kupa Tedavisi) konularında size yardımcı olmaktadır. Teşekkürler.

Ozon Tedavisi Bilgisi

Tıbbi Hacamat

.
Hacamat Takvimi

Ayrıntılı Bilgi

E-Bülten Üyeliği

Kütahya Ozon Tedavi Merkezi

Kütahya Ozon Tedavi, Nöralterapi, Mezoterapi
100.Yıl Mahallesi Dumlupınar Bulvarı No: 26 Kütahya

Telefon: (0274) 202 0 202

Pazartesi–Cumartesi: 08:00 –17:00

Bize Ulaşın

Kullanım Şartları*
*İletişim Formundaki bu kutuyu işaretleyerek koşulları kabul etmiş olursunuz. Burada sizden istenen doğru bilgi vermeniz, kötü fena aşağılama içeren sözler kullanmamanız gerekmektedir. Burada verdiğiniz bilgi kesinlikle 3. şahıslarla paylaşılmayacaktır.